Pot kırmak cümlesinin anlam kazandığı pozisyona düşmekten gerçekten nefret ediyorum. Başımdan geçen ilginç bir olayı paylaşmak istiyorum.
İşim gereği pek çok insanla yüzleştim, pek çoğuyla da yüzleşmeden telefonda tanışık oldum. İlk defa görüştüğüm bazı insanların öyle ilginç ses tonu oluyor ki henüz adını bile bilmiyorum mesela. Duyduğunuz bu ses karşısında hanfendi mi dersiniz yoksa beyefendi mi dersiniz? İşte böyle “ortada kuyu var yandan geç ama yanlarda da tuzaklar var dikkat et” durumu yaşıyorum bazen. Üstüne üstlük bu ses tonunda birine adını sorduğumda bazılarından aldığım cevap beni daha fazla zora sokar. Eğer hala, neden bahsettiğimi anlamadınızsa söyleyeyim. Hem bayanlara hemde baylara verilen isimlerden bahsediyorum. İlk aklıma gelen isim Deniz.
Şu an çalışmakta olduğum iş nedeniyle yine bir mailleşme sözkonusu oldu. Bana gelen mailde isim Ümit. Sizin de aklınıza geldiği gibi ilk olarak bu kişinin bir erkek olduğunu düşündüm ve cevaben “Ümit Bey” diye başladım mailime. Aldığım cevap: “Telefonda Ümit Bey denmesine alıştım ama mailde ilk kez oluyor
” şeklindeydi. Peki ama neden? Yüzlerce isim dururken neden bir aile, kızına böyle bir isim takar? İsmet, Yaşar gibi isim sahibi bayanlarda oluyor. Bu işin temelindeki maksadı anlayamıyorum ama anlamak istiyorum. Hem isim sahibi hemde karşısındaki muhatabı olan insanlar zor durumda kalıyor. Yüzyüze olan görüşmelerde bu problemin yaşanması tabi ki imkansız ancak telefon yada mail gibi iletişim ortamlarında eminim çok kişi pot kırıyordur.
Konu adına binaen başka birşey daha söylemek istiyorum. Başıma sık geliyor. Konuşmakta olduğunuz kişinin söylediği şeyi yada sorduğu soruyu yanlış anlamışsınızdır. Ardından kendinizce cevabınızı vermişsinizdir. Sonrasında, “Ben aslında şöyle demek istemiştim” gibi bir cevap alırsanız o an ne hissedersiniz? Kızarsak mı, kıvırsak mı, konuyu mu değiştirsek ne yapsak?
Şekillerde görüldüğü üzre aynı dili bilip konuşuyor olmak, iyi bir iletişim için yeterli değil. Sözü getirmek istediğim yer, insanların herşeye ve her sürprize karşı hazırlıklı olması gerektiğidir. Bu konu önem arzediyor. Zira herkesin kelime haznesi aynı kelimeleri içermiyor. Çok defa, söylemek istediğiniz değil de, hiç aklınıza gelmeyecek şeyler anlaşılabiliyor. Böyle bir pozisyondan sonra, söylemek istediğiniz şeyi açıklamakla zaman kaybedersiniz. Bunu açıklığa kavuşturalım derken asıl konudan da çoktan kopmuşsunuzdur. Yorum yada algı farkı işte. Zaten bu dil iletişimi sorunsuz olsa kavgalar olur mu?
Sağlıcakla kalın…
iyi bir noktaya deginmissin. eline saglik.
Bu insanlarla uğraşmak zor ama elimiz mahkum
Takmayin boyle seyleri efennnim (:
bana marla bey diye bilirisiniz eheh alinam (:
saka bir yana gercekten zor bir durum” biz insanlarla ugrasmak zor ” olacak digitalha
olaya bir de diğer insanların gözünden bakalım. mesela ben bunu yıllar öncesinde, daha bir çocukken yaşadım. şimdi hatırlamadığım birşeylerin siparisişini veriyordum telefonda. karşımdaki adam da benim o kadar küçük bir çocuk olabileceğimi aklına getirmemiş olacak çocukluğumdaki o incecik sesimi kadın sesi olarak alılamayı seçti. elbette hanımefendi, tamam hanımefendi, hemen hanımefendi… ben bir bozluldum ki, sormayın. daho çocuktuk ne de olsa, erkeklik hayat memat meselesi o zamanlar. bir iki ay bu mevzu kafamda yer etti, sinirlerimi bozdu. . .
ama bu noktada bir yetişkin olarak tepki göstermeyi hiç de mantıklı bulmuyorum. eğer birileri sizin erkek veya kadın olup olmadığınızı çıkartmaıyorsa ve size hitap etmek için herhangi birisini seçmek durumundaysa bunun için o insana değil türkçe’ye kızmalısınız. sonuçta türkçede hitap terimleri cinsel, cinselliği işin içine katmayan türkçe bir hitap terimi en azından şu an aklıma geliyor. hatırladığım kadarıyla ingilizce’de de bu böyle; (mr. miss. meselsi. ) fakat onların bir “dear”ı var ve bu sözcük onları bu sorundan kurtarmış görünüyor. . .